
Herkes Çalıştığını Biliyor. Kimse İlerlediğini Bilmiyor.
Çeyreğin ortası, hedefler beklenenin gerisinde. Gözden geçirmeler sıklaşıyor. Haftalık yerine günlük durum soruluyor. Ardından özet rapor isteniyor — ve tekrar aynı soru masada: “Neden hala ilerleyemiyoruz?”
Bu soru sorulduğunda ekipler yaptıkları işleri anlatır. Tamamlanan işleri, biten projeleri, atılan adımları. Çok şey yapılmıştır. Ama hangisinin fark yarattığı belli değildir.
Sonuca neyin etki ettiği net olmayınca, yapılan iş ilerlemenin yerini alır.
Satış, ürün ve pazarlama ekipleri aynı büyüme hedefini destekliyordur. Toplantıda satış gerçekleştirdiği görüşme sayısını anlatır. Pazarlama ulaştığı erişimi. Ürün teslim ettiği işleri. Herkes aktif, herkes meşgul. Ama kimse ortak hedefin nerede durduğunu sormaz. Çünkü bu soru, kimsenin net bir cevap veremediği bir soruyu gündeme getirir.
Daha fazla faaliyet daha fazla ilerleme anlamına gelmez. Ama hedefe giden yol net olmadığında, organizasyon ilerlemeyi sonuçlarda değil, faaliyetlerde aramaya başlar.
Yapılan iş varsa, bir şeyler ilerliyordur.
Sorun takip eksikliği değildir. Neyin ilerlettiğinin bilinmemesidir.
Bir hedefin ilerleyip ilerlemediğini görmek için faaliyetlere değil, sonuçlara bakmak gerekir. Peki sonuçlar beklenenden uzaklaştığında ne yapıyoruz?

